Kamusal Alanda Kimlik Sorunu
Article Sidebar
Özet
Batı'nın kendi özgül koşulları içinde doğup gelişen bir kavramın, Batı-dışı toplumlara uygulanması esnasında birtakım değişikliklere uğraması, farklı süreçlerden geçmesi ve farklı aktörlerin elinde şekillenmesi kaçınılmazdır. Nitekim kamusal alan da, gerek bu alana hakim olan aktörler ve gerek bu alanda geçerli olan felsefi yaklaşım bakımından, Türkiye'de, Batı'daki gelişim sürecinden oldukça farklı bir seyir izledi. Bu farklılıklar kısaca şu şekilde izah edilebilir:
I-Batı'da kamusal alan, burjuvaların ve liberal görüşlerin hakimiyetinde gelişirken, Türkiye'de kamusal alan, devletçi elitlerin rehberliğinde ve otoriter-devletçi bir zihniyet altında gelişti. Bunun sonucu olarak, Bati'da kamusal alan, "farklı iyi anlayışların ve farklı bireysel tercihlerin kendilerini gerçekleştirebilecekleri barışçı bir sosyo-politik ortam" tanımlarken; Türkiye'de ise kamusal alan, modernleşme elitlerinin "iyi" ve “doğru”larının halka dayatıldığı, bu iyi ve doğruların dışındaki iyi ve doğruların yasaklandığı ve devlet otoritesinin mutlak egemen olduğu bir mekanı ifade etti.