Ergun Özbudun'la Hükümet Sistemleri Üzerine Söyleşi
Article Sidebar
Özet
Levent Korkut: Bildiğiniz gibi son yıllarda Türkiye'de hükümet sistemi değişikliği sık sık gündeme gelen bir konu. Turgut Özal ilk kez 80'li yılların sonunda parlamenter sistemin terk edilerek başkanlık sistemine geçişi savunmuştu. Daha sonra Erdoğan hükümetleri döneminde başkanlık sistemini savunan açıklamalar yapıldı. Son olarak da, yeni anayasa yapım sürecinde bir hükümet sistemi önerisi AKP tarafından Meclis komisyonuna sunuldu. Bu söyleşi çerçevesinde Türkiye için hangi hükümet sisteminin uygun olduğunu, bir hükümet sistemi değişikliğinin gerekli olup olmadığını ele alacağız sizinle. Öncelikle, demokratik bir sistemde ne tür hükümet sistemleri olduğunu, aralarındaki farklılıları kısaca özetleyerek başlayabiliriz.
Ergun Özbudun: Demokratik hükümet sistemleri bilindiği gibi üçe ayrılıyor. Bu ayırmadaki kriter de yasama ve yürütme organlarının birbiriyle olan ilişkileri. Başkanlık sistemi iki kuvvetin sert ayrılığına dayanıyor. Bu sistemde her iki organ ayrı seçimlerle sabit sürelerle halk tarafından seçiliyor. Başkan, yürütme yetkisinin tek sahibi. Bunun mukabilinde, Amerikan terminolojisinde Kongre, yani parlamento, yasama yetkisinin sahibi. Sistemin özelliği bu sabit süreler içinde bu organlardan hiç birinin diğerinin varlığına son verme imkanının olmamasıdır. Yani, ne Kongre Başkanı düşürebilir ne de Başkan Kongre'yi fesh edebilir. Dolayısıyla burada bir sert kuvvetler ayrılığı söz konusudur.