Türk Demokrasi Tarihinin Vazgeçilmez Unsuru: Din (İslam) - Siyaset İlişkisi
Article Sidebar
Özet
“Dinin siyasetle ilgisinin olmadığını söyleyenler dinin ne demek olduğunu bilmeyenlerdir."
(Mahatma Gandhi)
GİRİŞ: GENEL OLARAK SİYASETİN BİR UNSURU OLARAK DİN
Din sadece ülkemizde değil tüm dünyada, tarih boyunca siyaseti etkileyen hatta belirleyen ana dinamiklerden birisi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Hatta bu önermeyi dinin yüzyılımızın bir din yüzyılı olacağı biçiminde kehanetlerle tanımlayanlar azımsanmayacak orandadır. Bu süreç içinde bazen siyasal tezleri meşrulaştıran bir araç, bazen Türkiye'de olduğu gibi demokratik siyasal yaşamın kesintiye uğratılması için bir gerekçe, bazen demokrasiyi önceleyen ve içinde barındıran bir unsur, bazen de demokrasi ile karşı karşıya bir cephe.
Bu tarihsel süreç içinde dinin siyasal alandaki en yoğun kullanımı, ondan meşruluk temin edici bir araç olarak yararlanmak biçimindedir. Egemenliğin meşruluğu üzerindeki bütün literatürde mutlaka din olgusuna yer verilir(Örnekler için bknz: Wach, s.341-373). Fakat dinsiyaset ilişkisini salt meşruiyetle sınırlandırmak, inanılmaz ölçüde geniş bir alanı oldukça daraltmak anlamına gelir.